| |
Beydili Köyünün Tarihçesi:
Köyümüzün tarihçesini bölgemiz tarihi ve
köyümüze adını veren atalarımızın tarihi olmak
üzere ele almalıyız.Türklerden önceki dönem,
Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi olmak üzere
3 bölümde ele almalıyız.
1. Beydili yerleşimi tarihçesi:
Büyük Larausse Ansiklopedisinin 1590.sayfasında:
Beydili:Ankaranın Nallıhan ilçesine bağlı bucak.
Olarak geçiyor.
Ayrıca diğer kaynaklarda Beydilinin sözlük
anlamı: “Sözü değerli, büyükler gibi aziz”
olarak belirtiliyor.
Köyümüzün bulunduğu bölgede, M.Ö. 1200-2000
yılları arasında Hitit (Eti) Uygarlığı, M.Ö.
1200-700 yılları arasında Frigya Uygarlığı, M.Ö.700-547
yılları arsında Lidya Uygarlığı, M.Ö.547- 350
yılları arasında Pers uygarlığı, Bir süre küçük
krallıkların hakimiyetinden sonra, M.Ö.60
yılında Roma İmparatorluğu hüküm sürmüş, M.S.
395 yılında meydana gelen bölünme sonucunda Doğu
Roma (Bizans) imparatorluğu sınırları içinde
kalmıştır. Yunan ve Roma hakimiyetinde
kalmıştır. Bu dönemde bölgemiz, Arapların
İstanbul'un fethi için düzenledikleri seferler
sırasında iki kez Arap istilasına maruz kalmış,
Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Alp Arslan’ ın
1071 Malazgirt savaşında Bizans İmparotoru Romen
Diyojen’i yenerek esir almasından sonra,
Anadolu’nun kapılarının Türkler’e açılmasıyla
birlikte Türk hakimiyeti altına girmiştir.
Türklerin hakimiyeti I.Süleyman Şah ‘ın 1075
yılında İznik’ te kurduğu Anadolu Selçuklu
Devleti ile devam etmiştir.Orta Asya’daki Moğol
istilasından kaçan Türkmen boyları Anadolunun
çeşitli bölgelerine yerleştirildiler. Oğuz
Türklerinin 24 boyundan birisi olan ve Ankaranın
Karacadağ yöresine yerleştirilen Oğuzların Kayı
boyu, Ertuğrul Gazi ile batıya yönelerek Söğüt
ve Domaniç bölgelerini aldılar.Bu dönemde Haçlı
seferlerine maruz kalan bölgemizde,
Danişmentliler de hakimiyet
sağlamışlardır.Köyümüzün bulunduğu bölge,
Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı II.
Gıyaseddin Keyhüsrev'in 1243 Yılında Kösedağ’ da
yapılan savaşta Moğollara yenilmesinden sonra,
Moğollar tarafından 1256 yılında kurulan İlhanlı
Devleti ile Candaroğulları Beyliği sınırları
içinde kalmıştır. Kayı boyuna mensup Osman
bey’in 1299 yılında Söğüt ve Domaniç
bölgelerinde Osmanlı Beyliğini kurmasından sonra
yerine geçen oğlu Orhan Bey zamanında
fethedilerek Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
2. Köyümüze adını veren atalarımızın
tarihçesi:
BEYDİLİ,BEĞDİLİ ya da BEĞDİLLİ; Oğuzların 24
boyundan biri.Oğuz geleneğine göre,Oğuz Han’ın
üç oğlundan Yıldız Han’a bağlı Bozok koluna
girer ve Oğuz ordusunun sol kanadını
oluştururlardı.Beydili boyunun adına ilk kez
Kaşgarlı Mahmut’un Divanü lugat it-türk (X.yy)
adlı yapıtında rastlanır.Beydili’lerin bir
bölümünün, başka oğuz boylarıyla birlikte
Selçuklu Devletinin kuruluşuna ve Anadolunun
fethine katıldığı öne sürülür. Selçuklu
devletinin kuruluşundan XIV.yy ortalarına değin,
başka oğuz boyları gibi Beydililer’in adına da
kaynaklarda rastlanmamaktadır.Selçuklu
devletinin kuruluşuna katılmayıp kendi boy ve
geleneklerini koruyan Beydililer ise,XII.yy.
ortasında Horasan’da Selçuklu hükümdarı Sultan
Senceri yenerek esir almış,daha sonra moğol
istilasından kaçarak(XIII.yy.) Azerbaycan ve
Doğu Anadoluya göç ettiler.Moğol istilasının
yayılmasıyla başka Türkmenler ile birlikte
Suriye’ye giderek yeni kurulan Memluk devletine
sığındılar. XIV.yy.da Beydili boyuna, Gazze’den
Kozan ve Diyarbakır’a değin uzanan bölgelerde
yaşayan türkmen boyları arasında
rastlanmaktadır.Moğol egemenliğinin ortadan
kalkmasıyla (XIV.yy.) harekete geçen Suriye
Türkmenleri ile birlikte,Beydili boyunun da
önemli bir bölümü Suriye’den ayrılıp Güney ve
Doğu Anadolu’ya ve İran’a gitmiş;
Dulkadiroğulları,Ramazanoğulları beyliklerinin,Akkoyunlu
ve Safevi devletlerinin kurulması ve
gelişmesinde önemli rol oynamışlardır.
XIV.yy. da Anadolu’daki Beydililer’in en büyük
bölümü,Halep Türkmenleri arasında
yaşıyordu.Yazın Uzunyayla ve Sıvas’ın
güneyindeki kesimlerde, kışın Halep ve
çevresinde göçebe bir yaşam sürdüren Halep
Türkmenleri, XVII.yy. da Orta ve Batı Anadolu
ile Marmara bölgesine yerleştirildiler.Osmanlı
tahrir defterlerinden anlaşıldığına göre, bu
dönemlerde Beydililer, nüfuslarının çokluğu ve
oymak sayısı bakımından, Halep Türkmenleri’nin
en büyük kolunu oluşturmaktaydılar.Yozgat ve
çevresinde;Sıvas’ın G.’indeki Kangal,Mancınık ve
Alacahan bölgelerini içine alan yeni il’de
yaşayan Beydililer, 1691’ de açılan Avusturya
seferine çağrıldılar,1692’ de arap aşiretlerinin
sürekli saldırısına uğrayan Rakka bölgesinde
oturmaya zorlandılar.Bunlardan bir bölümü buraya
yerleşip kaldı, kalmak istemeyenler de bir süre
sonra Halep,Gaziantep,Hatay,Çukurova ve yeni il
bölgelerine yerleştiler.
Diyarbakır yöresinde yaşayan boz ulus arasındaki
Beydililer’in bir bölümü, Akkoyunlular’a ve
Safevi devletine hizmet etti.Bir bölümüyse başka
boylar arasına karıştı. Adana ve İçel yöresinde,Ramazanoğulları
içinde yaşayan Beydili kolu ise XV.yy.’ın
sonlarında İçel Sancağındaki Gülnar kazası
köylerine, küçük bir bölümü de Tarsus yöresine
yerleşmişti.
İran’daki Beydililer’e ilişkin bilgiler,Safevi
devletinin kurulmasıyla başlar.Buradaki
Beydililer’in çoğu, Azerbaycan bölgesine
yerleşmiş,XVIII.yy. dan başlayarak da yerleşik
yaşama geçmişlerdir. Türkmenistan’da yaşayan
Göklen adlı türkmen ulusu arasında da
Beydililer’e rastlanır.
Anadolu’da günümüzde de Beydili adını taşıyan
çeşitli yerleşmeler vardır. (Büyük Larausse
Ansiklopedisinin 1590.sayfası)
Genel Olarak Beğdililer
Oğuzların Boz-Ok kolunun Yıldız-Han Oğullarından
olan Beydili boyu; Kaşgarlı, Reşid ud-din ve
Yazıcı-Oğlu’nun yapıtlarında Oğuz boyları
listesinde yer almaktadır. Beydili, “Sözü
değerli, büyükler gibi aziz” anlamındadır.
Onkunu Tavşancıl kuşudur. Et bölüşümünde sünüğü
“sağ umaca”dır. Kendine özgü özel damgası
vardır. Beğdili, Oğuzların hükümdar çıkaran beş
boyundan biridir, diyen Faruk Sümer;
Harizmşahlar hanedanının bu boydan olduğu
söylemektedir. Osmanlı Tapu Tahrir
Defterleri’nde 23 Beğdili yer adına
rastlanılmıştır. Beğdili oymaklarının bir kısmı,
Safevi Devleti kuruluşuna katılmışlardır.
Beydili oymak ve obaları 14. - 16. yüzyıllarda
Boz-Ulus ve Yeni-İl, Kuzey Suriye, İran, İç-İl
bölgelerinde yerleşik ya da göçer olarak
varlıklarını sürdürmüşlerdir.(Prof. Dr. Faruk
Sümer, Oğuzlar (Türkmenler) boy teşkilat
Destanları, Ana yay. 3. Basım 1980 İst. S.
210-211 ar.çiz. ve 297 ve Prof.Dr.Faruk Sümer:
“Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişiminde
Anadolu Türklerinin Rolü” Güven. Mat.yay.Ank.1976)
Oğuz Kaan destanı www.biyografi.net. Sitesinden
alındı
BOZ-OKLAR
A. Gün-Han Oğulları
1. Kayı
2. Bayat
3. Alka Evli
4. Kara Evli
B. Ay- Han Oğulları
1. Yazır
2. Döğer
3. Dodurga
4. Yaparlı
C. Yıldız- Han Oğulları
1. Avşar
2. Kızık
3. Beğdili
4. Karkın
II. ÜÇ-OKLAR
A. Gök-Han Oğulları
1. Bayındır
2. Peçenek
3. Çavuldur
4. Çepni
B. Dağ-Han Oğulları
1. Salur
2. Eymür
3. Ala Yuntlu
4. Yüreğir
C. Yıldız- Han Oğulları
1. İğdir
2. Büğdüz
3. Yıva
4. Kınık
Sonuç olarak; Köyümüze adını veren atalarımız,
Orta Asyada Oğuz Kaanın 3 oğlundan birisi olan
Yıldız Han a bağlı bir boydur. Beydililerin bir
bölümü 12.yy. da Anadolu fetihlerine katılarak
Anadolu Selçuklu Devleti kuruluşuna katkıda
bulunurlarken diğer bölümüde orta asyanın
moğollar tarafından işgal edilmesi üzerine
Anadolu’ya kaçıyorlar.Çerkes ve Türk kölelerin
Mısırda kurduğu Memlük Devletine sığınıyorlar.
Moğol istilasının kalkmasından sonra, 14. Yy. Da
Halep Türkmenleri ile birlikte tekrar Anadoluya
dönmüşler, Güney ve Doğu Anadoluya yerleşmişler.
17.yy.da Halep Türkmenleri içinde önemli bir
nüfus yoğunluğuna sahip oldukarı sırada,
Anadolunun islamlaştırılması amacıyla Halep
Türkmenleri ile birlikte Orta Anadolu ve Marmara
bölgesine yerleştirildiler. Köyümüzün bulunduğu
bölgeye gelen atalarımızın ilk olarak Yılman
çevresine yerleştiklerini, halen bu çevrede
evleri bulunan yada bir şekilde köyün diğer
mahallelerine taşınmış bulunan sülallerin
kendilerini “Türkmenler” yada “Türkmenoğulları”
olarak tanımlamasından(1), ayrıca Osmanlı
İdaresinin “İslamiyetin Anadoluda
yaygınlaştırılması” kararının uygulanması ve
ibadetlerini yerine getirmek üzere bugün “tekke”
diye bilinen ve içinde 3-4 mezarın bulunduğu
yerde veya yakınında bir yerde gerçek anlamda
bir “bektaşi tekkesi” kurmuş olduklarından
anlıyoruz.Köyümüzde bir “bektaşi tekkesi”
olduğunu, tekkeye gelir getiren “vakıflar” diye
bir arazinin oluşundan, bektaşilikte
tarikatçılıkta ifadesini bulan “Pir” ve “can”
veya “canlar” kelimelerinin birleşimi ile
“pircanlar” diye bir mevkinin bulunmasından,
köyün üst tarafında “Dedelik” diye bir mevkinin
bulunması ve yatır diye tabir edilen mezarların
bulunmasından, Köyün 2 büyük mezarlığından
birisinin adının “Aliler Mezarlığı” olmasından
ve bu mezarlığa özellikle Yılman ve çevresinde
ikamet edenlerin defnedilmesinden, çünkü diğer
mezarlık olan “Kızlamaç” a köyün diğer
mahallelerinde ikamet edenler defnediliyor.Kırıkkaleye
bağlı Hasan Dede Bektaşi Dergahı dedesi nin
söylediğine göre dergahın taliplileri arasında
Beydililerde geçiyor.Başka köy ve yerlerden
gelenlerin oldukça fazla oluşu ve Kızlamaç
mezarlığına defnediliyor olmasıda bir araştırma
konusu.Köyümüz neden çok göç almış? Tekke var
diyemi yoksa, Tekke yıkıldıktan sonramı? Bektaşi
Tekkesinin, 1826 yılında Osmanlı Padişahı II.Mahmut
döneminde Yeniçeri Ocağını kapatması ve
arkasından Yeniçerilerle bağlantılı diye bütün
Bektaşi Dergah,Tekke,Zaviye ve Türbelerini
kapatılarak, yıkılması, dervişlerin sürgün
edilmesi veya idam edilmesi kararının
uygulanmasından sonra faaliyetini durdurduğunu
sanıyoruz.
Osmanlı ve Ahilik teşkilatlanmasını izlerinden
birisi olan, oda sistemi köyümüzde de yaygın
olarak yer almıştır.Bugün eski caminin yanında
olan ve uzun yıllar imam lojmanı olarak
kullanılan ev “Sülmanların odası”, Yüksel
Demirelin evi “Ağaların Odası”, Kadir Karameşe’
ye ait olan ev “Guroğullarının odası”, bugün
imam lojmanı olarak kullanılan oda “Koca Hocanın
odası” yada “Halk Odası” , bugün muhtar odası
olarak kullanılan oda ise…………………………. Odası
olarak kullanılmış.Bu odalarda köye gelen
misafirler (tahsildar, jandarma, sıhhiye memuru
vb), sanatkarlar (demirci,semerci,kalaycı vb.)
ağırlanırmış.
Köyümüz cumhuriyetin kurulmasından sonraki
yapılanma da, Nallıhan ilçesinde Çayırhan la
birlikte nahiye (bucak) olarak belirlenen bir
köy.Nahiye müdürü şimdiki kahvenin üstünde,
karakol Ahmet Çavuşların evi, nüfus müdürü de
…………….ambar üstünde faaliyetini sürdürürken,
Çamalan’ daki asayiş olaylarının artması üzerine
1934 yılında Çamalan’a (Gerede) taşınıyor.Köy
ileri gelenleri devlet daireleri giderse daha
rahat olunacağını düşünerek nahiyeliğin kalması
için gerekli gayreti göstermiyor. O zamandan
beri Çamalan da bulunan nahiyelik Beydili adını
taşımakta.Haritalarda dahi Beydili, Çamalan
olarak belirtilmektedir.
1928 Yılında Nallıhanda ilk defa 2 köye okul
yapılıyor.Birisi bizim köyümüz diğeri Eymir
köyü. 1968 yılında okul binası yenilendi.80’li
yıllarda başlayan yoğun göç nedeniyle öğrenci
sayısının düşmesi nedeniyle çocuklarımız önce
Çamalan İlköğretim Okulunda eğitim
gördüler,halen de Nallıhan Pansiyonlu İlköğretim
Okuluna devam etmektedirler.
Köyümüz suyu ilk olarak kez mevkiinden 1960
yılında getirilmiş ve “Orta pınar”
yapılmıştır.Daha sonra Buzlu mevkiinden
getirilen su ile köyün üst tarafına depo
yapılmış köy içine “YSE” çeşmeleri yapılmış
ancak su yolunun sık sık arıza çıkarması
nedeniyle “Pınarbaşı” mevkiinden getirilen su
Elektrik Motoru ile depoya basılmak suretiyle
desteklenmiş,bununda yetersiz kalması sonucu
“Deveboynu” mevkiinden de su getirilmiş, şimdi
de “kez” mevkiinden su takviye edilmesi
çalışmaları sürdürülmektedir.
Eski okul binasında uzun yıllar, halıcılık,
yapıcılık, marangozluk meslek kursları
yapılmıştır.
Eski köy camii ve muhtar odası ……………….. yılında
yıkılmış yerine emece ve angarya usulüyle yeni
cami ve muhtar odası inşa edilmiştir.
Köyümüze elektrik 1978 yılında gelmiştir.Köy
kanalizasyon şebekesi ve evlere su alınması
…………..yılında gerçekleşmiştir.İlçemizle bağlayan
yolumuz 1998 yılında asfaltlanmıştır.Sağlık
ocağı…………. Yılında yapılmış, ancak hemşire,ebe
ve doktor henüz atanmadığından halen hizmete
girmemiştir.Odanın önünün düzenlenmesi 2005
yılında yapılmıştır.Pınarbaşı’nda su toplamak
suretiyle, Arpalıklara damlama su sistemi
kurulması çalışmaları sürdürülmektedir.
Köyümüzde ilk defa 2000 yılında kooperatif
kurularak “birlikten kuvvet doğar” fikri hayata
geçirilmiştir. Hayvancılık alanında hayata
geçirilen Kooperatif 50 ortakla başlamış olan
Halen ……….. ortağı bulunmaktadır.Günde …………. Ton
süt toplanmakta soğuk hava deposunda
depolanmakta ve günlük olarak Seben’ de bulunan
işleme tesislerine iletilmektedir.
Köyümüz de kalori değeri çok yüksek oranda kömür
yatakları bulunmaktadır.Ancak yatakların kayık
olması, Devletin ve özel şirketlerin ilgisini
çekmemektedir.Zaman zaman gelen şirketler de
istikrarlı bir tesis kurmadan terk edip
gitmişlerdri.Köylü kendi ihtiyacını bu
yataklardan sağlamakta böylece orman da zarar
görmemektedir. |
|
|
|
 |
|
 |
|